Kıbrıs’ta, Birleşmiş Milletler (BM) himayesi altında bulunan ara bölgede, Türk ve Rum toplulukları arasında gergin anlar yaşandı. Özellikle Pile köyünde, Rum Yönetimi’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) topraklarına yönelik bir girişimde bulunması, Türk polisi ve BM Barış Gücü askerlerini karşı karşıya getirdi.
Rum yönetimi, Güney Kıbrıs’ta yaygın şekilde görülen şap hastalığı gerekçesiyle, Pile köyü yakınlarında bulunan KKTC topraklarındaki hayvan ağıllarını denetlemek istedi. Bu durum, Türk köylülerin sahip olduğu altı ağıldan bir kısmının, sınırın hemen ötesinde yer alması nedeniyle tartışmalara yol açtı. Rum yetkililerin Türk tarafına veteriner göndermek istemesi, yaşanan krizin başlangıç noktası oldu.
Hürriyet gazetesinden Ömer Bilge’nin haberine göre, KKTC polisi, sınırın sıfır noktasında seyyar kontrol merkezi kurarak Türkiye bayrağını astı. Ancak, Rum veterinerlerin gerekli izinleri olmadan KKTC topraklarına girmesine izin verilmedi. Rum yönetimi, Pileli köylülerin ağıllardan elde ettikleri sütleri kendi taraflarına sattığını öne sürerek, denetim yapma konusunda ısrarcı oldu. Bunun üzerine, hayvan aşılama talebiyle BM Barış Gücü’nden yardım istendi. BM, bölgenin statüsünü belirleyen bir sınır olmadığını öne sürerek, Rum tarafına destek verdi ve bölgeye Barış Gücü askerleri gönderdi.
Bu süreçte, adada BM güçlerinin sözcüsü Alim Sıddıki, Rum medya organlarında “15 Türk tankı Pile sınırında hareketlendi” şeklindeki haberleri yalanladı. Sıddıki, “BM olarak biz tank ya da başka bir zırhlı araç görmedik. BM ile Türk askeri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadı” dedi. Ayrıca, Rum medyasının sınırda gördüğü araçların gerçekliği hakkında alaycı bir şekilde, “Bölgedeki araçlar sadece Türklere ait SUV tipi araçlardır ve bunlar da Birleşmiş Milletler denetimindeki ara bölgenin dışında park halinde” şeklinde bilgi verdi.
Kıbrıs’taki bu gelişmeler, adada uzun süredir devam eden gerilimi bir kez daha gündeme getirdi.